06-01-2010, 01:03 PM
|
#1
|
|
Sitemizin Yazarı-Şairi
Üyelik tarihi: May 2010
Mesajlar: 30
Tesekkür: 1
12 Mesajina 17 Tesekkür Aldi
|
Kaleler yıkıldı...
Günümüzün en büyük sorunlarından biri inandığımızı düşünüyor olmak ve bu inancımızın ise gerçek doğru olduğuna inanıyor olmak. Tüm insanlar kendi inancının doğru olduğunu düşünüyor. Başını kapatıp gezen kardeşimizde, başını açıp dolaşan kardeşimizde, arada içki içende..., ağzına içki sürmeyende herkes doğruyu yaptığına inanıyor.
Pek’i gerçek doğru hangisi? Günümüzde başını kapamakta ne oluyor, diyenler doğrumu söylüyor? Onların dediği gibi başını kapatmak geri kafalı olmak mı? Ya da müzik dinlemeyip ezgi dinleyen kardeşim çok mu gerici, düğünlerde derneklerde içki içilebilir, sabahlara kadar son ses müzik dinlenip kurtlar dökülebilir mi? Kim doğru söylüyor acaba, kimin fikirleri gerçek doğru, kim haklı, dini günümüze göre düzenleyen kardeşlerim mi? Yoksa dini düşüncelerini, yaşamlarını muhafaza etmeye çalışan kardeşlerim mi? Dinimiz geldiği günlerde bu zaman dilimini düşünememiş mi? (haşa) Peygamberimiz (sav) bazı yerlerde eksik mi yaşamış? . Müslüman kardeşlerim ya bu sorulara direk cevap vermeli ya da kendi fikirlerini bir kere düşünmeli.
Ama kişiler hep haklı hem de hepsi başı açık gezenin kalbi temiz oluyor. Başını örten ise ya gösteriş yapıyor ya da beyni örümceklenmiş oluyor. Başı açık olan kardeşim kapalı olana diyor ki; işte şurada bir parti var gidelim. Arkadaşı sonuçta, hem bazıları gibi ona başı kapalı olduğu için alçak gözle de bakmıyor. O zaman onun kalbini kıramıyor türbanlı kardeşim, gidiyor.
Bir taviz veriyor inanmış olduğu yaşam biçiminden ama farkında değil kalesi yıkıldı. Farkında değil kalesi yerle yeksan olmuş. Bu ortama girince mecburen başka tavizlerde oluyor. Birer, birer kaleleri yıkılıyor. Sonra bu yaşadığının doğru olduğuna inanmaya başlıyor. Ben yenilikçi Müslüman’ım ben bu devirde dinini en güzel yaşayan Müslüman’ım demeye başlıyor. Zaten çevresi de bu düşünceyi ona empoze, ediyor.
Sen gerçekten doğru yaşıyorsun, keşke senin gibi olsam, diyerek onu yavaş, yavaş kendine benzetiyor. Yavaştan kaleler yıkılıyor kardeşim yavaştan kendini kaybediyor. İnandığı gibi yaşamayınca bir bakmışsın yaşadığı gibi inanmaya başlıyor. Kimi kardeşlerim var beş vakit namaz kılmaya çalışıyor. İnanıyor, korkuyor, yaşantısına dikkat ediyor. Sonra gün geliyor bu kardeşime de diyor ki bir arkadaşı ya kardeşim gelsene bu akşam falan yerde buluşalım, gezelim, eğlenelim. Kardeşim hayır işim var diyecek oluyor. Arkadaşı diyor ki bırakamadın şu gerici arkadaşlarını sende geri kafalı mısın? Biraz eğlensek ne olur ki, hem eğlenmek günah mı? İşte orada kalesi yıkılıyor kardeşimin gidilen yerde sunulan meyi belki almıyor dudağına ama veriyor bir defa tavizi bir delik açılıyor. Kalesi yıkılıyor.
Tavizlerin arkası kesilmiyor artık aylık eğlenceler haftaya düşüyor. Sonrada her gün oluyor. Kardeşim ise hala doğru yaşadığını düşünüyor. Öyle ki çevresi de ona bunu telkin ediyor. Etrafına bakıyor namaz kılan yok eğlence arsında 30 saniyede abdest, 2 dakikada namaz kılınca onların içinde kendini evliya sanıyor. Bide sen öylesin böylesin şakşakları kaleler yerle yeksan. İşte adım, adım inancını kaybediyor insanlar.
Sonra zamanın şartları oluyor bunun suçlusu veya gerçek inancın bu olduğunu düşünmeye başlıyorlar. Baş tarafta birçok soru sordum cevabı bulunmayacak ya da hemen aklınıza gelen cevapları olan sorular bunlar. Pek’i aklına tabiî ki dini geçmişteki gibi Peygamberimiz (sav) gibi yaşamanın doğru olduğu düşüncesi gelen ve ilk cevap olarak bunu düşünen kardeşlerim, inandığımız gibi mi yaşıyoruz? ? ? ? ? Baştaki sorulara cevap verebilir herkes bunda sorun yok, Peki bu sorunun cevabı var mı? Bulabilen kardeşlerimi tebrik ediyorum. ALLAH onlardan razı olsun. Tabi bu cevabı bulup ta cevabı doğru şekilde ömür defterine yazmaya çalışanlara helal olsun. Yavaştan anlaşılmaya başlandı galiba ne demek istediğim.
Devrimiz evet devrimiz büyük bir sıkıntı her türlü yanlış birbiri içine girmiş. Her yerde önüne bir engel konuyor doğru şekilde yaşamaya çalışan kardeşlerimin. Ama en büyük engeli kendimiz koyuyoruz. Daha doğrusu konulmuş kuralları yavaş, yavaş yıkıyor yeni kurallar koymaya başlıyoruz. Yaşadığımız doğru olsun diye sağa sola çekiyoruz gerçek kuralları bunu dinini yaşamaya çalışan kardeşimde yapıyor, dinini yaşamayı temel haline getirmemiş kardeşimde.
Biri açıktan yapıyor bunu diğeri ise üstü kapalı kendini kandırarak. Yani sorun şu gerçek doğru tam olarak ortada çok az onlarda zaten geri kafalı sayılıyor hem inanan kardeşime göre hem de inanmayana göre. Sorun çok büyük sorun çok ağır bu yükün altına elini koyanlar ise çok dayanamıyor. Çünkü başta inanan kardeşlerim onu dışlıyor zaten inananlar dışlayınca inanmayanlar ne yapar? İşte kardeşlerim ben de bu tavizleri çok veriyorum ve bazı arkadaşlarımın kalelerinin yıkıldığına şahit oluyorum.
Birkaç örnek vermek istiyorum burada, mesela kardeşim inanıyor ki işte kuran okunmalı ama ona internete ayırdığı zamanın onda birini ayırmıyor. Yolda yürürken ALLAH demiyor. Elinde dua gibi bir silah varken o küfür ediyor. Sonra en yakın arkadaşını düşüncesine uygun olandan değil karşıtından seçiyor. Namaz vakti girince günlük dedikodusunu bırakıp namazına gidemiyor.
İşte birer, birer kalelerin anahtarları veriliyor. Bu beni çok üzdüğü için bunları dile getirdim. İnşallah bu yazıyı okuyan kardeşlerim yaptıklarını tekrar tartar ve yeniden düşünürler. Onu eğlenceye çağıran kardeşime gel namaza gidelim deme şerefine erişir. Onu partiye çağıran kardeşime gel sende gitme deme gücünü gösterebilir. Yaşantısını çağımıza göre değil dinimize göre şekillendirme hazzını tadabilir. Kardeşlerim dua edin inşallah bende bu dediklerimi yapayım… Dua ile…
__________________
Dua ile...
|
|
|
|
bur@k Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler:
|
|
| Seçenekler |
Arama |
|
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
HTML-Kodu Kapalı
|
|
|
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:37 PM.
|